Duyurular
 Uzman Görüşleri


    İnternet bağımlısı olmasın!



    Lise öğrencilerine yurtdışında burs



    Bilinçli aile; başarılı öğrenci demek!



    Her yıl 15 bin kişi yurt dışına gidiyor



    Öğretmen maaşı en az 2 bin 500 TLye çıkarılmalı



    Öğretmenler mutsuz ve borçlu çıktı



    Sürücü kurslarının yüzde 95i kapanır



    Üniversiteliler meslek seçiminden mutsuz



    Liseliler girişimcilikle tanışacak



    Öğretmenlere MEBden deprem kitabı



    İşte çocukları suça iten nedenler 

    GAZIANTEP - Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Baskani Doç. Dr. Özkan Yildiz, Gaziantep Cezaevindeki 169 hükümlü ve tutuklu çocukla görüstü.

    Sosyal Destek Programi (SODES) kapsaminda hazirlanan Birlikte Güzel Yarinlara projesi kapsaminda Adalet Bakanligindan aldigi izinle cezaevindeki çocuklarla görüsen Doç. Dr. Yildiz, çocuklari suça iten nedenlerin çok çesitli oldugunu ancak ekonomik sebeplerin birinci sirada yer aldigini söyledi.

    Yoksulluk, ailenin parçalanmasi ve aile içi siddetin çocuklari suça ittigini ifade eden Yildiz, Görüstügüm çocuklarin tamamina yakininin akraba çevresinin de suç isleyerek cezaevinde kaldigini tespit ettim dedi.

    2008de Pozanti Cezaevinde yaptigi arastirmaya benzer sonuçlari Gaziantepte de gözlemledigini, hem çocuklari hem de ergenleri suça iten kosullarda benzerlik tespit ettigini belirten Yildiz, söyle konustu:

    Görüsme yaptigim çocuklarin tamamina yakininin erkek olmasi dikkati çekici. Erkek çocuk yetistirme ve sosyallesme sürecinin sorunlu oldugunu tespit ediyoruz. Yani kiz çocuk yok denilecek kadar az. Ailelerin erkek çocuk yetistirmedeki davranis kaliplarinin degistirilmesi yönünde birtakim çalismalara ihtiyaç oldugunu gözlemledik. Görüsme yaptigim çocuklar çok kolay bir sekilde suça karismis ve kolay bir sekilde okuldan uzaklastirilmis. Okullarini yarida birakan çocuklar tekrar okula dönmek istiyor. Bu konuda okul yönetimlerine ciddi görevler düsüyor. Sorunlu ve okulla çok ciddi sikintisi olan çocuklarin bazi özel tedbirlerle korunmasi, okul sistemi içerisinde tutulmasina ayri ve özel bir önem verilmesi gerekiyor.

    Yildiz, görüstügü çocuklarin suçlarinin genellikle, hirsizlik, gasp, yaralama, çok az da olsa terör suçlari, kiz kaçirma ve uyusturucu satisi oldugunu ifade etti.
      
    SOSYO-EKONOMIK FAKTÖRLER
    Doç. Dr. Yildiz, suça iliskin kuramsal açiklamalarda genellikle biyolojik ve psikolojik yaklasimlardan bahsedildigini ancak son dönemlerde genç ve ergen suçlulugunda sosyo-ekonomik faktörlerin biyolojik ve psikolojik faktörlerin önüne geçtigini gördüklerini ifade etti.

    Görüsme yaptigi çocuklarin yetistigi sosyal ortamlarin da çok tehlikeli ve riskli oldugunu söyleyen Yildiz, Bu çocuklarin yakin akran ve akraba çevrelerinin suç isleyip cezaevinde kaldigi görüldü. Babasi, dayisi, agabeyi cezaevinde olan çok çocukla karsilastik. Çocuklarin bu çevre dolayisiyla cezaevinden çiktiktan kisa süre sonra cezaevine döndükleri görülüyor diye konustu.

    Yildiz, cezaevindeki çocuklarin egitim ve mesleki yeteneklerini gelistirmek, onlarin cezaevinden çiktiktan sonra takip edilmesini ve meslek edinmelerini saglamak gerektigine dikkati çekti.

    Cezaevinden çikan çocugun okul sistemine tekrar dönüsü yolunda da çalismalar yapilmasi gerektigini bildiren Yildiz, çocuklari topluma kazandirmanin çok önemli oldugunu kaydetti.

    Yildiz, son dönemlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakani Fatma Sahinin dile getirdigi Aile Destek Uzmanlik projesinin çok faydali oldugunu düsündügünü, bunun acilen devreye girmesi gerektigine inandigini belirtti.

    3 yil önce de Gaziantep Cezaevinde ve Adana Pozanti Bölge Cezaevinde tutuklu 142 çocukla görüstügünü, o görüsmede de issizlik, yoksulluk ve göçün çocuklari önce sokaga ittigini, ardindan da suça bulastirdigini tespit ettigini ifade eden Yildiz, 142 çocuktan 80inin babasinin issiz oldugunu, düzenli geliri bulunmadigini belirlediklerini kaydetti.


    Milli Güvenlik dersi israf mı?



    Bacağı kırılan çocuk 1 haftada okula dönebilecek



    Bir kereden çok şey olur!



    37 bin öğretmene sigara mektubu



    Hastalığı varsa öğretmeniyle paylaşın



    Çocuğunuzu aşırı kollamayın!



    Demir eksikliği olan çocuk öğrenirken zorlanıyor



    MEB, obeziteye karşı savaş açtı

    ISTANBUL - Milli Egitim Bakani Ömer Dinçer, kötü beslenmenin yol açtigi sismanligin toplum olarak bir hastalik olarak görülmedigini belirterek, son çeyrek yüzyilda süratle artan bir ivmeye sahip olan obezitenin birçok önemli hastaliga zemin hazirlayan, insan yasaminin kalitesini etkileyen, kisaltan bir hastalik oldugu vurgusunun daha sik yapilmasi gerektigini söyledi.

    Sabri Ülker Gida Arastirmalari Vakfi (GAV) ve Milli Egitim Bakanligi is birligiyle 8-11 yas ilkokul ögrencilerine yönelik gelistirilen Yemekte Denge egitim programi, Kasimpasadaki Tuz Ambarinda düzenlenen toplanti ile tanitildi.

    Toplantida konusan Dinçer, ilkögretim okullarindaki ögrencilerin saglikli beslenme aliskanligini gelistirmeyi esas alan projenin hedef grubunu çocuklar kadar ebeveynler, ögretmenler, okul yöneticileri ve okullarda görev yapan tüm çalisanlarin olusturdugunu söyledi.

    Dinçer, yeterli ve dengeli beslenmenin ögrenildigi ve aliskanliga dönüstügü ilk ortam aile olsa da çocuklarin üzerinde büyük etkisi olan toplumsal ortamin, okulun, kitle iletisim araçlarinin, hareketsiz yasam tarzinin, fast food kültürünün de bu perspektifte yeniden degerlendirilmesi gerektigini söyledi.

    Bu anlamda her birey ve kurumun toplumun sagligi adina üzerine düsen sorumlugu yerine getirmesinin önemine isaret eden Dinçer, söyle konustu:

    Saglik Bakanligi, çagimizin en büyük saglik problemlerinden biri olan sismanlik ve obezite ile mücadeleyi her alani içine alan sektörler arasi bir yaklasimla sürdürüyor. Egitim kurumlarimizin kantinleri, büfeleri, yemekhanelerinde çocuklarin dengesiz beslenmesine, obeziteye sebep olabilecek enerji yogunlugu yüksek ama besin degeri düsük içecek ve yiyecekleri bulundurmamalarina özen gösteriyoruz. Bu alinmasi gereken tedbirlerden sadece biri. Asil önemli olan annelere, çocuklara, gençlere dengeli ve yeterli beslenme bilinci kazandirmamizdir.


    Üniversite gençliği iyi beslenmiyor


       İlk Sayfa - [1] [2] - Sonraki Sayfa - Son Sayfa